Eşsiz Bir Deneyim: Salıncak Sanatı ile Tuval Döndürme

Eşsiz Bir Deneyim: Salıncak Sanatı ile Tuval Döndürme

YAZAN: DİLEM CENGİZ

Sanat, yaratıcılıkla buluştuğunda üretim olanaklarının sonsuz kapısı açılır. İlk izlenim olarak basit ve hemen yapılabilir gibi görünen birçok sanat eseri, aslında, belirli temel teknikler ve bir tarihçe barındırır. Bunlardan bir tanesi ise “spin painting” olarak bilinen tuval döndürmedir. Köklü bir geçmişe sahip olan tuval döndürme, eğlenceli olduğu kadar, yaratıcılığı da tetikleyen ve eşsiz sonuçlar almanızı sağlayan, birbirinden farklı tekniklere sahiptir. Üstelik bir kez öğrendikten sonra, size yeni ilham kapıları açarak, kendi formunuzu geliştirme olanağı bile sunar.

Bazı mekanik tasarımlarla farklı formlarda karşımıza çıksa da günümüzde uygulanan tuval döndürme, kulağa ilginç gelse de, kaybolmaya yüz tutmuş bir zanaat olan çömlekçi çarkının dönüşünden ilhamla ortaya çıkmıştır. Çarkın üzerine yerleştirilen bir tuvale dökülen boyalar ve çarkın dönmesiyle birbirinden farklı formlara girer. Bu yöntemle yola çıkan Callen Schaub da başlarda çömlekçi çarkını kullanır fakat daha sonra onu yaratıcı ve sınırları açık bir tekniğe dönüştürür.

Callen Schaub ilk başladığında, çömleğin kendisine boyayı damlatıp, akmasına izin verir. Ancak boyaların bu akışkan formuna olan sevgisi ve ilgisi gün geçtikçe artar. Böylece boyayı tuval üzerine akıtmak ve mükemmel bir dönüşle tuvalleri boyamak için, mekanik bilimini de kullanan, sanatsal bir sürece başlar. Banksy gibi popüler sokak sanatçılarından ilham alan Schaub, tuval döndürme yolculuğuna ilk başladığında bazı şablonları kullanır. Üst üste koyduğu ve arka fonda kullandığı şablonlarla olan deneyimi sonucunda, “duygu getiren şablonlara güvendiğimi fark ettim,” diyerek soyutlama sanatına yakınlaştığını söyler. 

Graffiti ve benzeri sanatlardan giderek uzaklaşan Schaub, bu formdan da başka formlara geçer ve kendi araçlarını oluşturur. Ve “Salıncak Sanatı” adını verdiği yöntemi keşfeder. Schaub, çarkın üzerine yerleştirilmiş tuvale denk gelecek bir düzlemde boyaları koyabileceği bir salıncak düzeneği icat eder. Çarkın dönmesiyle senkronize olarak salıncaktaki boyayı tuvale döker. Ancak bununla da yetinmez. Salıncak Sanatı’na seyirciyi de dahil eder. Canlı performanslar sergilemeye ve bir sanatçı olarak kendini zorlamaya başlar.

“Renk duygudur” diyen Schaub’un sanatında, renk kullanımı elbette büyük rol oynar. Çok sayıda rengin, ustalıkla, hızlıca ve fırçasız bir şekilde birbirine karıştırılmasının; insanların gün batımı, deniz, dağlar ve yıldızlar gibi doğal güzelliklere tanık olduğu anda yaşadıkları hissin bir benzerini uyandırdığını düşünür. Özellikle canlı performansları esnasında, bu duyguyu izleyicinin içerisinde uyandırmayı umar.

Schaub, sıradışı tekniklerini ve çalışmalarını bilinen kanvasla da sınırlı tutmaz. Partneri ve ortağı olan sanatçı Veronika Radolovich ile birlikte, dans ve hareket kullanımıyla, insanın canlı bir fırçaya dönüştüğü sıra dışı bir deneysel çalışmaya da imza atar.

Bu etkileyici salıncak ile tuval döndürme sanatını, Callen Schaub’un tekniğinin oda boyutuna uyarlanmış formuyla deneyimlemek için Kutuda Sanat Var atölyelerini takip etmeyi unutmayın!

Yorum yap

Tüm yorumlar yayınlanmadan onaya gönderilmektedir.