Sanatçı Adaylarının Dokuz Yanılgısı

Sanatçı Adaylarının Dokuz Yanılgısı
Bir süredir “hobi” olarak sürdürdüğünüz sanat üretimine yoğunlaşmak ve en nihayetinde de sanatçı olmak ister miydiniz? Şimdi içinizden “sanatçı olunmaz, doğulur” diye geçiriyor olabilirsiniz. Bu birazdan sıralayacağımız dokuz yanılgının dışında kalan ama aşılması hayli zor olan bir ön yargı. Bu ön yargı ne yazık ki sanatçı olmanın salt yetenek ve özel bir statü olduğu genel kabulünden geliyor. Birazdan okuyacağınız dokuz madde ise bir insanın sanatçı olmak için asıl halletmesi gereken meseleleri açıkça ortaya koyacak.

Bir Fenomen Olarak Sanat

Bir Fenomen Olarak Sanat
Bugünkü yazımızda, insanlar için sanatın neden gerekli olduğunu, neden bir biçimde hep varlığını sürdürdüğünü, hangi ihtiyacı karşıladığını anlamaya çalışacağız… Anlamaya çalışacağız çünkü bu konuda tek bir doğrudan, tanımdan ya da tespitten bahsetmek çok da olası değil. İnsanlık tarihi boyunca kimi zaman şifalandırmak için kullanılan, kimi zaman bir işkence aracı olarak benimsenen, yasakları delen, isyan eden, öğreten, kutsanan ve aşağılanan bir kavramdan bahsediyoruz. Tüm bu saydıklarımızı sağlayan “şey” neyse, biz ona sanat diyoruz. Dolayısıyla bu yazıda “sanat” kavramını bir fenomen olarak ele alıp, birlikte kafa yoralım istedik.

Rönesans’ta Neler Oldu? (2. Bölüm)

Rönesans’ta Neler Oldu? (2. Bölüm)
Bir önceki yazımızda Antik Yunan’dan günümüze “sanat” olarak çevirilen “Techne” kelimesinin aslında “Zanaat/sanat” için, yani bir konuda ustalıkla üretimde bulunma işi için kullanıldığını anlatmıştık. Günümüzde hala yaygın olarak kabul gören “Sanat, sanat içindir” algısının oluşması, sandığımız kadar uzun bir süre önce gerçekleşmedi aslında.