Sanatçının 4 Korkusu

Sanatçının 4 Korkusu

YAZAN: ŞİRİN ÖTEN

Sanatçıların sadece kendilerine özgü olduğunu sandığı büyük korkuları vardır. Özellikle, üretim süreci bireysel olan sanatçılar bu korkulardan kaynaklı büyük psikolojik buhranlarla baş etmek zorunda kalıyor. Sanatçıların, itiraf edemese de derinlerinde taşıdığı bu korkulardan bahsetmek istememizin en temel sebebi onları sağaltmak. Çünkü insan hemen herkesin yaşadığı bir problemle boğuştuğunu fark ettiğinde duruma daha serinkanlı yaklaşabiliyor. Gelin hemen her sanatçının itiraf edemese de içinde taşıdığı bu korkular neymiş bir bakalım.

Yeterince İyi Değilsem?

Sanatçının yaşadığı bu korkunun temeli, aslında ihtiyaç değil lüks ürettiğini bilmesinden kaynaklanıyor. Sanat her insan için ihtiyaç olsa da, sanat ihtiyacı ne yazık ki Marslow’un ihtiyaçlar piramidinde, en tepede yer alıyor. Bu yüzden insanlar için sanat ekmek, su kadar zaruri görünmüyor. Sanat lükstür diyerek, kestirip atmak da biraz fazla düz mantık bir yaklaşım olur. Zira temel ihtiyaçların karşılanmasından sonra gelen ilk talep bilme, anlama ve estetik ihtiyacının karşılanması. Yani bu da sanatın aslında insan için yaşamsal ihtiyaçlar karşılandıktan sonraki, ilk ihtiyaç olduğu anlamına geliyor. Günümüzde sağlık, güvenlik, barınma gibi en temel ihtiyaçların karşılanması konusunda tüm dünyada yaşanan krizler, elbette sanata olan ilgiyi ve değeri sarsıcı biçimde etkiliyor. Bu da sanatçının kendi değerini başarıyla ölçme eğilimine kapılmasına sebep oluyor. Ancak “yeterince iyi olmama korkusunun” ilacının başarı olmadığını mutlaka bilmek gerekiyor. Dünyanın en “başarılı” kabul edilen sanatçıları da aynı korkuyu taşıdığına göre bu korku, başarısızlık korkusundan çok daha derinlerde bir yerlerde duruyor. Bu korku “yeterince iyi olursam, kimse kayıtsız kalamaz” varsayımının koca bir tezahürü. Sanatçı bilinci, üretiminin temel ihtiyaç olmadığı için, alternatiflerine kolaylıkla tercih edilebilir olduğunun farkında. Bu farkındalık da “en iyisi olursam, bunun üstesinden gelebilirim” varsayımını doğuruyor. Oysa bu gerçekçi bir tutum değil. Bir sanatçı ne kadar iyi olursa olsun, her beğeniye hitap etmesi söz konusu değildir. Bu kökleri bilinçaltına kadar uzanan korkuyu oradan kaldıramasak da kontrol altında tutmak, bu korkuyla yaşamanın bir formülünü bulmak yerinde olacaktır.

 

Orijinal Değilsem?

Bir diğer amansız korku ise, iyi eserlerden yahut sanatçılardan etkilenme ve yeterince özgün olamama korkusudur. Şunu bilmek gerekir ki sanat taklitten doğmuştur ve hiç kimse kimsenin taklidi olamaz. Kopyalamak gibi özel bir amacınız yoksa etkilenme ve esinlenme sanatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Kulağımızda yer etmiş “Usta - Çırak ilişkisi” kavramının temeli budur. Her sanatçı kendinden önceki sanatçılardan ve onların eserlerinden öğrenir ve beslenir. Günümüzde başka bir sanatçıya benzetilmek kimi zaman sanatçılar tarafından olumsuz karşılansa da, yüzlerce yıldır sanat üretiminin doğasında başka eserlerden etkilenmek hatta onları dönüştürmek olağan bir durumdur. Shakespeare’in neredeyse tüm eserleri, başka eserlerin yeniden ele alınması olsa da kimse eserlerin taklit olduğunu iddia edemez. Bu durumda önemli olan özgünlüğü nerde aradığımızdır. Başka sanatçılara benzemek, onları aynen taklit etmek gerçekten sanat üreten birinin öncelikle kendi dürtüsünü doyurmayacağından mutlaka özgünleşecek ve ona kendinden olanı ekleyecektir. Dali “Hiçbir şey taklit etmek istemeyen, hiçbir şey üretemez” der. Sanatta taklit, tekerleği yeniden icat etmek değil onu kullanarak yeni icatlar yapmak olarak görülmelidir.

Çevrem Beni Ciddiye Almazsa?

Bu korku birçok gizli sanatçının kendini ifşa etmesine engel olarak, “ben sanatçı değilim, hobi düzeyinde uğraşıyorum” cümlesini duymamıza sebep olan korkudur. İnsanlar çevresi ve ailesi tarafından sanatçı olarak görülmeyeceğinden sürekli endişe eder. Bunu düşünmeden sanat üretmek zor olabilir ancak şunu bilmek rahatlatıcı olacaktır. Eğer siz düzenli olarak bir şeye emek harcıyor, istikrarlı bir biçimde vakit ayırıyor ve sürekli üretiyorsanız, başlarda sizi ciddiye almayan insanlar bile kararlılığınız karşısında dize gelecektir. Kendi patronunuz olduğunuzu düşünün. Kendinize dışardan bakın ve “sanat için harcadığınız emek ve mesai için maaş öder miydiniz?” sorusuna dürüstçe cevap verin. Eğer cevabınız kesinlikle “Evet” ise başka kimseyi düşünmenize gerek yok. Bu çalışmanızın bir gün herkes tarafından görüleceğinden emin olabilirsiniz.

Ya Linç Edilirsem?

Bu korku özellikle son yıllarda ayyuka çıkmış korkulardan bir tanesi. Günümüzde dijital mecralarda insanların bir meseleye çok kolay tepki gösterebilme lüksüne sahip olması, diğer yandan kolaylıkla pervasızlaşabilmesine de olanak tanıdı. Dijital mecralarda kötü yorumlar almak, birçok insanın, tamiri imkânsız yaralar almasına sebep olabiliyor. Belki de bu yazıda yer alan korkulardan en haklı olanı motivasyon kırıcı yorumlara maruz kalma endişesi. Bu noktada rahatlatıcı bir bakış açısı geliştirmek kolay değil. Ancak insanların, birbirlerinin yüzüne söyleyemediklerini, dokunmatik klavyelerden kolayca yazıp, etkisini tartamadığını hep akılda tutmak gerekir. Günümüzde insanlar başkalarının bedenleri, tercihleri, yaşam tarzları ve daha birçok konuda akıl almaz derecede acımasız ve sınırsızca yorum yapma hakkını kendilerinde bulabiliyorlar. İnsanların bu pervasızlığı yüzünden üretimlerinizi paylaşmaktan geri durmak, bir olumsuzu engellemek için olumludan da vazgeçmek anlamına geliyor. Tüm insanlardan ümidimizi kesmediysek aynı oranda iyi niyetli insanlarla karşılaşma olasılığımız olduğunu unutmamalı ve motive edici tepkilerden güç alarak, eleştirilerin geliştirici olanlarını dikkate alarak kendimize bir denge kurmalıyız. Daha çok üretmenin en büyük motivasyonu üretimlerimizi insanlarla paylaşmaktan geçiyor. Bırakın sanatınız insanlardan tepki alsın, onları kızdırsın, rahatsız etsin ya da mutlu etsin. Siz eserinizin yarattığı her etkinin tadını çıkarın. Sanatla kalın.

3 yorum

Nis 15, 2019 • Yazan Gülay Yüksel

Bu sorunlar ve korkular her düzeydeki sanatçı veya sanatçı adayı icin gerçek. Benim düşündüğüm bir çok sey çok güzel bir sekilde konu başlıkları altında dile getirilmiş. Teşekkürler

Nis 05, 2019 • Yazan Özlem

Nasıl iyi geldi sabah sabah ❤️💕🤸‍♀️

Nis 05, 2019 • Yazan Gizem

Sanatçı adayları için ve hatta sanatçılar için bile güzel bir yazı , anlamak isteyene .. 👌😍

Yorum yap