Salvador Dali’nin Bilinmeyen Yönleri

Salvador Dali’nin Bilinmeyen Yönleri

YAZAN: DİLEM CENGİZ

Salvador Dali, şüphesiz, modern sanatın en etkili figürlerinden biridir. 1910 yılında, henüz bir çocukken yaptığı ilk tablodan başlayarak, elli yılı aşkın çalışma hayatından sonra, ardında sadece sürrealist tablolar değil; heykel, film, fotoğrafçılık gibi farklı alanlarda şaşırtıcı bir miras bırakır. Hem kişisel hem de profesyonel hayatında sınırları zorlamayı sevmesiyle bilinen Dali, çocukluğundan ölümüne kadar ilham verici bir hayat sürer. Dali’yi Dali yapan ve az bilinen şaşırtıcı yönlerini birlikte keşfedelim.

“Ölü Kardeşimin Portresi”nin Sırrı

                    

Dali, ailesindeki tek Salvador değildi. Babasının yanı sıra, küçük kardeşinin adı da Salvador’du. Ancak kardeşi, sanatçı doğmadan sadece dokuz ay önce vefat etti. Dali, henüz 5 yaşındayken, ailesi onu kardeşinin mezarına götürdü ve ona kardeşinin reenkarnasyonu olduğunu söyledi. Dali, bunun gerçekliğine inandı. Bu inanç, 1963’te yaptığı “Ölü Kardeşimin Portresi” gibi bazı çalışmalarında etkili oldu.

Sanat Okulundan İki Kez Atıldı

En başından beri isyankâr olduğunu kanıtlayan Dali, bir kez değil iki kez sanat okulundan atıldı. Sanatsal yeteneği genç yaşlardan beri, özellikle 16 yaşındayken vefat eden annesi tarafından, destekleniyordu. Madrid’de Güzel Sanat Akademisi’nde okurken, eksantrik davranışları ve kıyafetleri ile dikkat çekiyordu. İlk kovulması, bir öğrenci protestosundaki rolü nedeniyle 1923’te oldu. Okula geri döndükten sonra, akademinin otoritesine meydan okuması ve diğer öğrencileri de buna teşvik etmesi, önce disiplin işlemlerini ardından 1926 yılında ikinci kez atılmayı getirdi. Böylece Dali, sanat okulundan hiç mezun olamadı.

1942’te otobiyografisinde, sözlü sınavlara girmediği için atıldığını yazdı ve sebebini şöyle açıkladı: “Bu üç profesörden son derece daha zekiyim ve bu yüzden onlar tarafından sınava tabi tutulmayı reddediyorum.” Fakat bu durum onu yavaşlatmaz. Aynı yıl ilk kez Paris’e gider ve idolü Pablo Picasso ile tanışır.

Paranoiac-critical Metodu

Dali’nin sürrealist sanat eserleri ve “tuhaf” davranışları herhangi bir kimyasal madde kullanımından ötürü değildi. Hatta bir zamanlar ünlü olan “Uyuşturucu kullanmıyorum, ben kendim uyuşturucuyum” sözü, yaratıcılığını teşvik etmek için 1930’larda geliştirdiği paranoiac-critical olarak adlandırdığı yöntemi çağrıştırıyordu. Herhangi bir şeye paranoiac-critical bakan kişi, bilinçaltına erişmesine izin vererek, onu zihnindeki imge ve ilişkilerin bir parçası olarak görmeye başlıyordu. Yani bir nesneye, başka bir forma dönüşene kadar sabit bir şekilde bakmak ve bir çeşit halüsinasyona neden olmaktı. Bu yöntem kendini rüya gibi bir durumda tutmanın bir yoluydu. Dali’nin kullandığı bu yöntemle dönemin sürrealist hareketine büyük katkı sağladı.

Bir Disney Animasyonu: Destino

1946 yılında Salvador Dali ve tasarımcı John Hench, Destino adındaki bir animasyon film için birlikte çalıştılar. Dali’nin yaptığı 22 yağlı boya tablosu ve sayısız çizim, John Hench tarafından storyboard olarak tasarlandı. Ancak sadece 8 ay içerisinde, finansal nedenlerden dolayı çalışma durdu ve 15 saniyetlik demo haricinde film tamamlanamadı.

1999’da Walt Disney’in yeğeni ve Disney Company’nin üst düzey yöneticisi olan Roy E. Disney, Destino’yu yeniden canlandırmaya karar verdi. Çöl manzarasında gerçeküstü bir yolculuk yapan balerinin hikayesini anlatan film, 6 dakika ve tamamlanmış olarak 2003 yılında yayınlandı.  

Sıra Dışı Bir Mücevher: Royal Heart

İspanya’da Dali Müzesi’nde muhafaza edilen bu mücevherin tasarımı 1941’de başladı. Arjantinli kuyumcu Carlos Alemany’nin yardımıyla önce kâğıt üzerinde tasarlandı. Dali mücevherin tasarımını tamamlandıktan sonra eser birçok milyoner tarafından el değiştirdi. 1999 yılında Salvador Dali Vakfı tarafından satın alındı.

Royal Heart, 18 ayar altın, 46 yakut, 42 elmas, iki zümrüt ve diğer değerli taşlarla kaplanmış bir eserdir. Ancak onu eşsiz kılan özelliklerinden en önemlisi, içerisine yerleştirilmiş dahili bir mekanizma sayesinde canlı bir insan kalbi gibi atmasıdır.

1 yorum

gerçekten çok yararlı bir yazı olmuş,devamının gelmesi dileği ile :)

Kadirhan

Yorum yapın

Yorumların yayınlanabilmesi için onaylanması gerektiğini lütfen unutmayın.